İlk bakışta dişlerin kapanışı ile boyun ağrısı iki ayrı konu gibi görünür. Ancak başın pozisyonuna biraz daha dikkatle bakınca şu soru ortaya çıkar: dişlerin birbirine temas etme biçimi genel tablonun bir parçası olabilir mi? Ben de tam bu soruyu ele almak istiyorum. Aşağıda, dişlerin kapanışı, baş pozisyonu ve kendimizi nasıl hissettiğimiz arasında bağlantı kuran bir video ve açıklama yer alıyor.

Kapanış, baş ve boyun: videoyu izleyelim

Video Rusçadır. Aşağıdaki anlatım, videoya eşlik eden makaleye dayanır ve videonun tam dökümü değildir.

Videoyu YouTube’da izle

Bu bağlantılar nasıl kuruluyor olabilir?

Videoda şu hipotez öne sürülüyor: doğum travması ve hastalıklar sırasında burundan solunumun bozulması, distal kapanışın gelişiminde rol oynayabilir. Aşırı diş temasları ve gece diş gıcırdatma, diş tüberküllerinin aşınması ve yüksekliklerinin azalmasıyla; bu değişiklikler de başın geriye doğru eğilmesiyle ilişkilendiriliyor.

Modelin devamında yutma ve solunum sorunları, ses kısıklığı ve beyne yeterince oksijen gitmemesi yer alıyor. Bunlara dilin konumunun değişmesi, diş arklarının daralması ve yüz oranlarının değişmesi ekleniyor: yüz uzuyor, kırışıklıklar ve nazolabial kıvrımlar oluşuyor.

Böylece oldukça tutarlı bir açıklama ortaya çıkıyor. Ama ben tutarlılığı kanıt olarak kabul etmezdim: eşlik eden metinde bu zincirin tamamını doğrulayan veriler yok. Ne zaman bir hipotezi değerlendirdiğimizi, ne zaman kendi sağlığımız hakkında bir sonuca vardığımızı ayırt etmek önemli.

Body Balancer: 3–7 günlük süre ne anlama geliyor?

Ele alınan yaklaşımda Body Balancer’ın 3–7 gün kullanılması ve kişinin kendini nasıl hissettiğini gözlemlemesi söz konusu. Bu, önerilen bir gözlem süresidir; doğrulanmış bir tanı protokolü değildir. Yalnızca bu süreye bakarak yaklaşımın belirtilerin nedenini ne kadar doğru belirlediği anlaşılamaz.

Kısa bir gözlem süresinin neden çekici geldiğini anlıyorum: olup biteni daha hızlı anlamak istiyoruz. Ancak hız, tek başına neden hakkındaki bir sonucu daha güvenilir kılmaz.

Body Balancer burada, ortodontik tedaviye karar vermeden önce ön gözlem yapmanın erişilebilir bir yolu olarak ele alınıyor. Etkisi, yeniden sağlanan diş temaslarının “yanılsaması” üzerinden açıklanıyor. Bu benzetme fikri canlandırmaya yardımcı olsa da cihazın tanı veya tedavinin yerini aldığını kendi başına doğrulamıyor.

Daha az ağrı, daha fazla enerji, genel olarak daha iyi hissetme: beklenen sonuç böyle anlatılıyor. Ancak ilk açıklamada bunun ne sıklıkta gerçekleştiği, nasıl değerlendirildiği ve hangi araştırmayla doğrulandığı hakkında veri yok. Bu nedenle herkese aynı etkiyi vaat etmek fazla iddialı olurdu.

Daha iyi hissediyorsanız bu ne anlama gelir?

Baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, çeneden tıklama sesi gelmesi, kulak çınlaması, horlama, boyun ve sırt ağrısı: önerilen gözlemde bu belirtilerin hepsi sıralanıyor. Fakat bunlardan biri değişse bile neden henüz belirlenmiş olmaz.

Ben iki soruyu ayırırdım: “Kendimi daha iyi hissediyor muyum?” ve “Neden daha iyi hissediyorum?”. İlk sorunun yanıtı önemlidir ama ikinci soruya hazır bir yanıt vermez. Kendimizi daha iyi hissetmemizden çok daha geniş bir sonuç çıkarmak fazlasıyla kolaydır.

Bu gözlemler bir hekimle görüşülebilir. Ancak tek başlarına ortodontik tedavinin gerekli olduğunu kanıtlamaz ve cihazın uygun kullanım süresini belirlemezler. Yaklaşımın açıklamasında bazı hastaların Body Balancer’ı uzun süre kullandığından da söz ediliyor; bu da herkes için hazır bir öneri değildir.

Boyun ağrısı hakkında neler biliyoruz?

Temporomandibular eklem bozukluklarında ağrı boyun bölgesine yayılabilir. Ancak bu tek başına yukarıda anlatılan nedenler zincirini veya Body Balancer’ın etkisini doğrulamaz. Benim için önemli olan, ilginç bir açıklamayı herkes için geçerli bir yanıta dönüştürmeden çene ile boyun arasındaki bağlantıya ilgiyi korumak.

Bilgi kaynağı: NIDCR — temporomandibular eklem bozuklukları hakkında bilgi (İngilizce).

Body Balancer hakkında daha fazla bilgi

Bu makalede ele alınan cihaz hakkında daha fazla bilgi için Body Balancer sayfasını ziyaret edebilirsiniz.